Türkiye’nin Potansiyel Soft Power Alanı: NATO

Morgenthau, güç kavramını hem uluslararası politikanın en temel amacı hem de amacın
gerçekleştirilmesi için araç görevi gören bir ilişki türü olarak tanımlar. Günümüzde farklı
coğrafyalarda ve boyutlarda artarak süren kitlesel çatışmalar güç tanımının parçalanmasına ve farklı
mücadele yöntemlerine başvurulmasına yol açmıştır. Güç tanımını parçalayan en önemli durum sert
güç uygulamalarından doğan ağır sonuçlar ve istikrarsızlıktır. Bu sonuçlar sadece kaybeden taraf
açısından değil kazanan taraf için de büyük kayıplara ve sorunlara kapı açmaktadır. Bütün bu
olumsuzluklarla başa çıkmak için farklı mücadele arayışlarına girilmiş ve yumuşak güç (softpower)
kavramı geleneksel güç kavramından ayrılmıştır. Fakat parçalanma sert gücün geri plana atıldığı
anlamını taşımamaktadır. Buna bağlı olarak sert güç ve yumuşak gücün dengeli, uyumlu ve değişken
kullanımına dayanan akıllı güç yaklaşımı yaygınlaşmıştır.

Sert güç, devletlerin çıkarları için askeri müdahale, baskıcı diplomasi ve ekonomik yaptırım yollarına
başvurmasıdır. Bu gücün kullanımı için silahlı kuvvetler, ekonomik kaynaklar gibi somut kaynakların
yeterliliğine ihtiyaç duyulur. Yumuşak güç, iki dünya savaşı geçiren batılı ülkelerin yaşadığı ağır
tahribatın ardından gücün askeri unsurlardan ibaret olmadığının anlaşılmasıyla parlamıştır. Endüstriyel
alandaki otomasyonlaşmanın askeri alana yansıması ve telekomünikasyonun gelişmesiyle de yumuşak
güç yaklaşımı artık seçim değil gereklilik haline gelmiştir. Joseph Nye, yumuşak güç terimini bir
ülkenin başkalarını zorla veya baskı olmadan istediği gibi yapmaya ikna etme kabiliyeti olarak
tanımlar. Akıllı güç ise ne sert güçtür ne de yumuşak güçtür. Akıllı güç, hem güçlü bir ordu hem de
ülkenin etkisini artıracak her seviyede ittifaka veya ortaklığa yatırımı gerektirir. Hedeflere ulaşmak
için sert ve yumuşak gücün birlikte kullanıldığı strateji, diplomasi ve harp sanatıdır. Yatagan, gücün
hangi durumda, nerede, nasıl kullanılacağına karar vermek ve uygulamak için akıl, yetenek ve
tecrübenin gerekliliğini vurgulayarak akıllı gücü sanat olarak nitelendirir.

Geun Lee, yumuşak güç için bazı kaynaklar ve kaynakların stratejik bir planlama ile kullanılmasını
şart koşar. Bu stratejiler;

  •  Ülkelerin uluslararası platformda kendi imajlarını yaratması,
  •  Düşman ülkelerin imajını zedeleyerek üçüncü ülkede kendi lehine ortam oluşturmak,
  •  Yumuşak güç kullanan ülkedeki geçerli olan normların yayılması,
  •  Başta televizyon olmak üzere çeşitli iletişim araçlarında kahraman ve ünlülerin kullanılması ile
    subliminal veya açık olarak hedef kitlede istenilen etkinin yaratılmasıdır.

NATO temelde bir sert güç unsuru olarak birincil stratejiye göre Türkiye için yumuşak güç alanına
girmektedir. Güçlü devletler için önemli olan karşısındakine güçlü olduğuna inandırmaktır. Stratejik
yeterlilik ve güç, askeri gücün politik araç olarak kullanılmasında kilit rol oynamaktadır. Bu bağlamda
Türkiye’nin askeri alandaki imajı “NATO’nun ikinci büyük ordusu” olarak tanımlanmış ve
Türkiye’nin caydırıcılık imajına kaybedilmeyecek şekilde işlenmiştir. Bununla beraber aslen sert güç
unsuru olan NATO’nun yumuşak güç olarak askeri platformlardaki ve sivil-asker iş birliği
kapsamındaki etkisinden yararlanmak için çeşitli yollar mevcuttur.

İttifak, Türkiye hakkında genel bir imaj oluşturulmasına elverişli bir ortamdır. Askeri ortaklıklar bir
ordunun disiplin, cesaret, tecrübe, bilgi, donanın vb. açılardan değerlendirilmesinin yanında milletin
sosyo-kültürel alanlarda değerlendirilmesine de imkan tanır. İyi bir imaj, imajın yaratıldığı alanla
sınırlı kalmayıp ülkenin kıyafeti haline gelmektedir. Bu durum aksi halde de geçerlidir. Uluslararası
askeri ortaklıklara ek olarak müşterek tatbikat ve eğitimler askeri güçlerin kabiliyetlerini sergiledikleri
ortamlardır. Askeri eğitimler eğitim veren ülkeye onun kültür ve değerlerine sempati oluşmasını
sağlar. Bunun en iyi örneği; Türkiye’nin Kosova halkı ile arasındaki tarihsel kökleri hatırlatarak

Kosova Ordusu’nun kuruluşunda gösterdiği üstün çabalarda görülebilir. Bir ülkenin rol model olması
bir güç göstergesidir. Yine aynı şekilde Türkiye’nin en son gerçekleşen NATO’nun en büyük
tatbikatlarından Trident Juncture 2018’e katılım göstermesi de sert gücün akıllı güç olarak kullanımına
örnektir. Uluslararası alanda Türkiye; askeri ziyaretler, tatbikatlara gözlemci gönderilmesi, askeri okul
eğitimleri, kısa süreli kurslar, görev başı eğitimler, aile/birlik mübadelesi, askeri tarih ve müzecilik
alanında eğitim ve iş birliği yollarıyla da ilişkilerini kuvvetlendirmektedir. Sert gücün yumuşak güç
olarak kullanılması askeri törenler ve uluslararası sempozyum/toplantı/kurslar ile de
gerçekleşmektedir. Bunların dışında ise sivil-asker iş birliği kapsamında İttifak’ın yumuşak güç alanı
olarak kullanılması bulunmaktadır.

Silahlı kuvvetlerin sadece çatışma fonksiyonu değil aynı zamanda sivil faaliyet olarak
değerlendirilebilecek çatışma harici fonksiyonları ve hükümet dışı sivil aktörler ile icra edilen
faaliyetleri de vardır. Bu iş birliği NATO ile sivil, ulusal, yerel otoritelere ilaveten, uluslararası, ulusal
ve hükümet dışı organizasyonlar ve kurumlar arasındaki koordinasyona dayanır. Bu iş birliği ve
Türkiye’nin NATO üyeliğini bir yumuşak güç olarak kullanmasına en yakın örnek Türk Atlantik
Gençlik Konseyi’nin uluslararası terörizm ve hibrit savaş üzerine düzenlediği Türk Atlantik Gençlik
Semineri örnek gösterilebilir. Etkinlik, müttefik ülkelerin; Türkiye’nin YPG/PKK, FETÖ ve Rusya
karşısındaki tehdit algısını anlamasına ek olarak katılımcılar yoluyla uluslararası imaja da katkıda
bulunmuştur.

Sonuç olarak küreselleşen tehditler ile sivil-asker iş birliği, sert gücün yumuşak güç ile birlikte yerinde
kullanılmasıyla akıllı güç yaklaşımı büyük önem kazanmaktadır. Yatagan’a göre sivil-asker iş birliği
silahlı kuvvetler arasındaki etkileşimin artmasına ve silahlı kuvvetlerin de sert güç unsuru iken
yumuşak güç aracı olarak kullanılabilmesine olanak sağlamaktadır. Bu durum Türkiye açısından ise
dünyanın en büyük ve caydırıcı askeri ittifakı olan NATO’daki “ikinci büyük güç” imajının akıllı güç
kullanımıyla da pekiştirilerek geliştirilmesi ve “ikna etme” için NATO alanında kazanılan rol
modelliğin kullanılmasıyla gerçekleşecektir. Harp alanında her türlü kolaylığı ve kilit noktada yardımı
sağlayacak olan platformlarda yumuşak güç kullanılması zorunlu olmakla beraber kamu diplomasisi
ve ekonomik destekle bütünleşik şekilde bilgi teknolojileri de güç mücadelesinin önemli bir noktasına
oturtulmalıdır.

Hüseyin Dönmez